31 EkiOzur…

Herkese yeniden selamlar. Ne yazik ki hacklendigim icin uzun zamandir sorularinizi yanitlandiramadim ve yeni bir yazi ekleyemedim. Lutfen ihtiyaci olanlar benimle yeniden iletisime gecsin. Ve de cok gec kaldiklarimdan ozur diliyorum. Elimde olmayan nedenlerden kaynaklanan bir durumdu.
Anlayisiniza siginiyorum.
Sevgilerimle…


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

23 NisBenim büyük ailem…

Tek evlat sahibi olmak, sevgide ve maddi imkanlarda herşeyinizi ona vermek ve onun için en iyi geleceği sağlayabilmek çok anlaşılır ve güzel bir karar. Kendim de tek çocuk olarak bunun avantajlarını yaşamış ve hem annemin hem de babamın ailesi İzmir’de olduğu için
kalabalık bir aileyle içiçe büyümüş, yalnızlık sıkıntısını hiç çekmemiş bir insanım.

Peki o zaman neden ikinci çocuğu yaptık. Neden hala üçüncü bile aklımızdan geçiyor?

Yıllar önce anneannemi kaybettiğim gün benim için zaman durdu sanki. Ani bir ölümdü ve tüm ailemizi büyük yasa boğdu. Kalpkirizi geçirmişti, tüm aile acilin kapısında bekliyorduk. Doktor geldi ve karahaberi verdi. Annem o anda ne beni gördü, ne de babamı. Üç kız kardeş birbirlerine sımsıkı sarıldılar. Çok da doğruydu, hangimiz hissedebilirdik ki o acıyı onlar kadar aynı? Biz de kuzenler hep sarıldık birbirimize. Aynı sevgiye, aynı anılara ve aynı mükemmel anneanneye sahip olduğumuz için gururumuzu ve kederimizi paylaştık. O günden sonra durup düşündüğümde evlatlarıma bir kardeş vermek ve hatta torunlarıma kuzenler verebilme ihtimali benim için sağlayabileceğim tüm imkanların üstündeydi. Bir gün gelip de buralardan gittiğimde ardımda bıraktığım kalabalık bir ailem olsun istedim.

Bugün iki teyzem ve 4 kuzenim var demek yerine, 3 annem var ve 5 kardeşiz bile diyebilirim. Biliyorum bu her ailede olmuyor, bizler çok şanslıyız ama sadece şans değil, anneannemin ve dedemin yetiştiriliş biçimi de çok etkili.

İkinci bebeğimiz doğduğunda bunu nasıl sağlarız, ilerde nasıl düşman kardeşler yerine, birbirine yakın, dost, destek kardeşler yetiştirebiliriz diye düşündük. Hatta düşünmek ile kalmayıp bunu bir pedegoga bile danıştık. Yanıt çok basitti. Sevgi, ilgi ve maddi imkanlarda eşit olduğun sürece kardeşler birbirine düşman olmaz dedi. Bir de rekabeti birbirlerinden değil, başkalarından öğrensinler. Yeteneklerini farklı alanlarda sergilemelerini sağla, farklı kurslara gitsin, farklı hobileri olsun dedi. Ne kadar herkesin düşünebileceği ve çok az kişinin uygulayabidiği bir öğüttü.

Çevremdeki bir çok kişi, değil bunu uygulamak, çocuklarının yanında bile mukayese cümleleri kurmaktaydı. “İkisi de piyanoya gitti ama kız yarıda bıraktı”. “Dans kursuna gidiyorlar, öğretmen küçük ilerde dansçı olabilir dedi”. “İkisi de benim çocuğum ama taban tabana zıt, biri şahane resim yapıyor, öbürü kalemi zor tutuyor”. Nasıl da farkında olmadan karşılaştırıp uzaklaştırıyorlardı kardeşleri birbirlerinden.
İki çocuktan birinin eksik tarafını kapatabilmek amaçlı maddi anlamda daha fazla destek olanlar ya da tam tersini yapanlar. Oğlan daha önemli deyip onun için parayı yağdıranlar. Halbuki ikisi de ayrı insan, anne baba ikisini denkleyecek diye birşey yok ki. Aynı imkanları sağlarsın, hangisi nereye gelirse o olur. Hem başarı hem de mutluluk için geçerli bu. Tanrı’dan dileğim iki evladımın da başarılı ve mutlu olması tabii ki. Umarım ilerde de bu dediklerim aklımda kalır ve ikisinin ayrı birer birey olduğunu kabullenip eşitlemeye çalışmam. Başarısız olanı, başarılıya eşitlemek için daha fazla imkan vermek ya da mutsuzu mutluya eşitlemek için daha fazla imkan ve ilgi vermek aslında başarılı ve mutlu olanı cezalandırmak değil mi? Ya da tam tersini yapanlar. Başarılı olanı destekleyip diğerini unutanlar, bu büyük haksızlık değil mi?

Sonuç çok açıktı, koşullar ne olursa olsun ebeveynler eşit davranınca kardeşler birbirine bağlı ve sevgi dolu oluyorlardı. Biz şimdilik iyi gidiyoruz. Elimden geldiğince eşit ve adaletli olmaya çalışıyorum. İkisiyle de ayrı ayrı yalnız vakit geçirmek ve yeterince sevdiğimi belli etmek için uğraşıyorum. Tabaklarına yemek koyarken bile kaşığı sayıyorum, biri bir omuzumda diğeri öbürkünde uyuyor:) Bir sağıma dönüp öpüyorum, bir soluma. Çok mu abartıyorum? Bilmem:) Benim de doğrum bu işte. Şimdilik de iyi gidiyorlar. Keşke ilerde bakabileceğimiz imkanlarımız oluşsa da bir bebeğimiz daha olsa.
Canım annem, babam ve kocaman ailemle çocukluğum çok güzeldi, eşim ve kızlarım eklenince gençliğim daha da güzel oldu. Dilerim ki torunlarımız da gelince yaşlılığımız daha da güzel olacak…

Çünkü bu hayatta bir anne ve baba için birbirlerine sarılarak uyuyakalmış kardeşleri izlemek kadar güzel birşey yok.

Çünkü bu hayatta en büyük acını bile yaşarken yalnız olmadığını bilmek güzel.

Çünkü bu hayat acısıyla, tatlısıyla birlikte güzel…


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

28 AraAmeliyat Harika Geçti

Uzun süredir süregelen ameliyat düşüncesi, kararsızlığımız ve ardı ardına gidilen doktorlar sonucunda, Lili’şimiz birkaç gün önce ameliyat oldu. İki kulağına birden tüp takıldı.
Hem buradaki, hem de Türkiye’deki doktorumuzun gerekli görmesi ve de gittiğimiz kulak burun boğaz doktoruna da güvenmemiz bu kararı almamızda büyük rol oynadı.
Yaklaşık bir yıldır kulağında sıvı var ve hiçbir zaman kaybolmuyor. Kulaktan atılamayan sıvı en ufak bir rahatsızlıkta yeniden kulağın iltahaplanmasına neden oluyor. Bu nedenle son bir yılı bol antibiyotikler ile geçirdik.
Tek sıkıntımız bu olsa idi ameliyat konusunda halen emin olamazdık ancak bizi kesin karar noktasına getiren duyuş seviyesindeki azalma oldu. En son yapılan testlerde duyabilme düzeyinin epeyce düştüğü ortaya çıktı. Doktorumuz tam da konuşma gelişiminin tamamlandiğı yaşlarda olduğu için durumun ciddiyetini bize anlattı. Çözüm yolu bulunmadığı takdirde, tüm sesleri olması gerektiği gibi duyamayan kızımızın dört yaşına geldiğinde tuhaf bir konuşmaya sahip olabileceğini belirtti. Bunu da duyunca ameliyatı onayladık.
Sabah 7.00′de ameliyat başlayacağı için, 05.30′da hastanede olmamız söylendi. 4.30′da kalktık, kızları da aldık ve hastanenin yolunu tuttuk. Hava henüz karanlıktı ve zavallı Laliş de bizimle birlikte hastanelere sürüklendi.
İşlerimiz çok kolay ilerledi. Hackensack Hastane’sinde, sabaha karşı olmasına rağmen kapıdaki güvenlikten, kat memuruna kadar herkes orada olacağımızdan önceden haberdardı. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

19 AraYarın tüm iyi şanslar Liliş için…

Yarın sabah 5.00 de Lale, Lila, Çağa ve ben evden çıkmış olacağız. 7.00 de Lili’şim ameliyata girecek ve iki kulağına birden tüp takılacak.
Amerika’da en sık uygulanan ameliyat imiş. Doktorumuz Daniel Samadi çok iyi bir doktor izlenimi verdi ve kendisine çok güvendik. Umuyorum ki haksız çıkmayacağız ve yarın bu saatlerde güzel anılarımı sizlerle paylaşıyor olacağım.
Çok küçük bir sorun, çözümü kolay, hastanede bile yatırmayacaklar ancak biri kalbimi eline almış sıkıyor sanki. Anne baba olmak ne zormuş. Kucağımda uyuyakaldı, içeriye geçirmek bile istemiyorum. Öylece izleyesim var güzel yüzünü. Yarın önce kan alınma faslı, daha sonra anestezi için kan yolu açılması, anestezide bayılması, ayılması, sonrasında kulaklarını elletmeyecek kadar hassas hale gelmiş olmasına rağmen bakımını yapmak…
Bir açıdan da tabii ki şükrediyorum, çok şanslı olduğumuzu farkındayım, çözümü olan dertler dert bile değildir diye düşünüyorum bir yandan da çok minik kıyamıyorum.
Yarın buranın saatiyle sabah 7.00 de, Türkiye’de öğlen 2.00 gibi tüm iyi enerjilerinizi, dualarınızı, dileklerinizi Liliş’e yollayın lütfen. Güzeel bir ameliyat geçirelim ve bir daha da kulak sıkıntımız olmasın mümkünse…


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

16 AraAmerika’ya Taşınmak

Evi nasıl taşıdık, yaşayacağımız semti nasıl belirledik, çocukların okulunu nasıl seçtik, burada hayat nasıl, iş imkanları neler gibi birçok soru bu aralar sıklıkla bana soruluyor. Ben de taşınma serüvenimizi ve bu aşamalardaki araştırmalarımızı sizlerle paylaşırsam birçok soru işaretini ortadan kaldırabilirim diye düşündüm. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

16 AraSüpermarkete çocuklu gitmek!!!!!!

İki çocuğu olanlara kolaylık olsun diye yapılmış, ilk sırada çocukların oturması için ikili bir koltuğu ve onun ardından gelen bir alışveriş bölümü olan bir alışveriş arabası… . İlk görüşte ilgi çekici olabileceğini düşündüm ve kızlara göstererek ” Şuna bakın, çok güzeel, hadi hemen koşup binelim” dedim. Kızların ikisi yanyana oturdu ve çok mutlu oldu. Alışveriş sepeti biraz uzakta kalmıştı ama olsun “aman sevsinler, kalmadan otursunlar da her şeye razıyım” diye düşünerek ilerledim. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

08 Aravee aylar sonra yeniden merhaba…

Öncelikle yorumları onaylanamayan ve yanıt alamayan tüm okurlardan çok özür dilerim. Uzun zamandır bir türlü çözemediğimiz teknik bir sorundan dolayı sitenin arka yüzüne giremedim. Yani ne mailları okuyabildim, ne yanıtlayabildim, ne de yazı ekleyebildim.
Umarim istemeden de olsa kimseyi küstürmemişimdir…

Doğumlar, bebekler, taşınmalar, yolculuklar, hastalıklar ve mutluluklarla dolu bu güzel yaşamda arada bir durup neredeyim demek, hislerimi sizlerle paylaşmak, kendi sesimi de duymama, günlük yaşamda kaybolmamama yardımcı oluyor. Tabii ki gelen yorumlar da hayatta yalnız olmadığımı, herkesin aynı yollarda yürüyüp aynı şeyleri hissettiğini gösteriyor bana. Bunun yanı sıra deneyimlerin ve bilgilerin paylaşımı da en keyifli yani bu işin.

veee aylar sonra yeniden merhaba…


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

30 MayNew York’da çoçukla eğlence!

Çocuklu iseniz planlı olmak kaçınılmaz. Yeni taşınmanın verdiği heyecan ile iki çocuklu olmanın getirdiği bazı kısıtlamalar birleşince ben de kendime bir gezi programı hazırlayayım dedim. Hem kızların hem de bizim keyif alabileceğimiz aktiviteleri bölge bölge ayırarak inceledim. Farklı yabancı sitelerden ve de yakın çevremden aldığım tavsiyeleri derledim ve sizlerle de paylaşıyorum. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

30 MayUzun süreli ayrılıklar öncesinde yapılabilecekler

Biliyorum ki uzun süreli ayrılıklar her ne kadar çocuklar genellikle üstesinden gelse de ebeveynler için çok stresli olabiliyor. Emanet ettiğimiz kişi kendi anne babamız ya da çok yakın bir akrabamız dahi olsa, veya her zaman ilgilenen bakıcısı, birkaç saatlik ya da günübirlik ayrılıkların ötesine geçmek çok zor. Bazen bu ayrılıklar ayları bile bulabiliyor. İşte böyle zamanlarda durumu hem kendimiz için daha huzurlu hale getirmek hem de bebeğimiz için kolaylaştırabilmek adına bir kaç ipucu;

1. Çocuğunuzun yemediği ve yediği şeylerin ayrıntılı listesini hazırlayın. Kahvaltı, öğle yemeği, ara öğünler ve akşam yemeği olarak verilebilecek menüleri ve gerekiyorsa tariflerini yazın, hatta önceden hazırlayıp, derin dondurucuya koymak da bir alternatif olabilir. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et

30 MayAmerika’daki eviniz üzerine bir söyleşi…

Bir süre önce doğuma gelmek isteyip de yalnızlıktan çekinenlere ilk defa bir yer önermiştim. Sevgili büyüğüm Işıl Çelengil’in bu güzel girişimi ile ilgili sizleri ve de kendimi biraz daha bilgilendirebilmek için hepimiz adına biraz sohbet ettim. İlk sorum böyle birşeye nasıl karar verdiği oldu. Onun samimi anlatımıyla yanıtını aynen sizlerle paylaşıyorum;

“Böyle şeyleri zaten 15-16 yıldır arkadaşlarıma sürekli yapmaktayım. Küçük oğluma ve onun geleceğine bağlı olarak, şimdi o bir genç delikanlı ve benim ona ayırdığım zaman gittikçe azalıyor, o zamana da yine severek yapacağım birşeyler koymam gerekiyordu, ben de en iyi bildiğim ve severek yaptığım şeyleri profesyonelliğe dökmeye karar verdim. Çünkü içinde sevgi olan herşey kutsaldır ve benim insana ve onu yaradana olan sevgim sonsuz”

Sadece doğuma gelenleri mi ağırlıyorsunuz?
“Sadece doğum değil tabii ki, burada bir abla, bir anne, bir kardeş şevkati ile refakatimi istedikleri ve benim de yapabileceğim herşeye yardımcı olmak isterim. Örneğin; estetik ameliyat ve diğer ameliyatlar ve sonrasında ayağa kalkana dek her türlü bakım ve kontroller. Bu konularda yıllardır aile ve arkadaş çevrem ile çok deneyimler edindim. Yaşadığımız bölgeye yakın dünyaca ünlü hastaneler var. Örneğin; John Hopkins göz konusunda dünyada bir numara ve diğer konularda da tabii, George Town Hospital, Fair Fax Hospital da özellikle doğumda harika.
Sağlık dışı amaçlarla da gelenler olacaktır tabii ki. Yalnız kalmasını istemediğiniz okumaya gelen evladınız ya da alışveriş gibi nedenler de olabilir.

Gelecek olanların en merak edecekleri konu da yaşam alını. Evden biraz sozedebilir misiniz?
Evimiz “Yuva” çünkü senin de bildiğin gibi ailemiz ve misafirlerimiz bir bütünüz, huzur ve neşe severiz. Gelenlerin kendini evinde hissedeceği ve yaşananların dört duvar arasında kalacağı benim başlıca ilkemdir. Kişi anlatmadığı sürece burada olduğu ve ne servis aldığı kimse tarafından bilinemez. Bu özelin mahremiyeti benim hayat görüşümdür. Yazının devamı »


Arkadaşıma gönder Arkadaşıma tavsiye et